İstanbul’da bir kuruyemişçide klonlanmış hali ile karşılaşan Amerikalı turist

1801

İki haftalık bir tatil için Kaliforniya’dan Türkiye’ye gelen Orin‘i İstanbul’da birbirlerine sarılarak poz veren kediler dışında bir sürpriz daha bekliyordu.

Kendi anlatımından okuyalım:

Kedileri hep sevdim. Bir gün benim de bir kedim olmasını gerçekten çok isterim. Ancak sınırlar aşıp binlerce kilometre uzaklıktaki yerlere seyahat ettiğim için şimdilik bu çok mümkün görünmüyor. Yolculuklarım genellikle yalnız geçiyor. Ben de sokak hayvanları ile oynayıp yalnızlık duygusunu üstümden atmaya çalışıyorum. Ancak hayvanlar genellikle çok da insan canlısı olmuyor.

Türkiye’ye vardığımda, İstanbul’un sokakları ve caddelerindeki kedileri ve onların ne kadar arkadaş canlısı olduklarını gördüğümde doğrusu gözlerime inanamadım.

Bir köşeye çekilip iki dakika bekleyin. Mutlaka bir kedi yanınıza gelip kendisini sevdirmeye çalışacak. Sonra bir diğeri daha! Sanırım bu, Türklerin kalplerinin sıcaklığının bir yansıması. Türkler, sokak hayvanlarını beslemeyi, hatta onlara küçük yuvalar yapmayı kendilerine görev edinmişler.

Bir gün, Boğaz’da dolaşırken asla mümkün olabileceğini düşünmediğim bir şeye tanıklık ettim: birbirlerine sarılan iki kedi. Hayatımda hiç böyle davranan kediler görmemiştim. Fotoğraflarını çekerken, insanlar acaba bu sahneyi önceden ayarladığımı düşünürler mi diye aklımdan geçiriyordum. Gerçi, kim iki kediyi böyle bir poz vermek için ikna edebilir ki?
Neyse, hayat çok kısa! Söylememe gerek bile yok, İstanbul’u çok sevdim ve tekrar ziyaret etmek için şimdiden sabırsızlanıyorum. Nazik insanlarını, yemeklerini ve küçük yaramaz kedicikleri özlüyorum. Acaba onlar da beni özlüyorlar mıdır?

Bu arada ayrıca İstanbul’da klonlanmış halimi kuruyemiş satarken buldum! Hiç konuşamadık ama zaten konuşulacak bir şey yoktu. Bütün market gözlerinden yaşlar akarak gülüyordu.

Kaynak: BoredPanda