CNN Travel: Neredeyse hiç turist almayan 20 güzel Avrupa kenti

374

CNN Travel, neredeyse hiç turist almayan 20 güzel Avrupa kenti listesi yayımladı. Listede Ankara da var.

Avrupa’nın en meşhur destinasyonlarındaki aşırı turist kalabalığı dinecekmiş gibi görünmüyor. Daha az ziyaretçi çeken muhteşem alternatifleri keşfetmek için bundan daha iyi bir zaman olamazdı.

Yeni yerler görmek istiyor ancak Venedik, Paris ve Amsterdam gibi selfie çubukları ile dolaşan büyük turist kalabalıklarının arasında kaybolmaktan mı korkuyorsunuz? Öyleyse buyrun CNN Travel‘ın neredeyse hiç turist çekmeyen en güzel Avrupa kentleri listesine:

#1 Orange, Fransa

Fotoğraf: Elena Elisseeva

Yaz festivali ve Papalık Sarayı sayesinde çokça turist alan Avignon’ın hemen dibindeki Orange genellikle es geçilir. 1. yüzyılda inşa edilen Roma tiyatrosu ve bir 17. yüzyıl konağının ev sahipliği yaptığı Orange Müzesi harcadığınız zamanın hakkını verecektir.

#2 Norwich, İngiltere

Fotoğraf: Steve Grey

İngiltere’deki en etkileyici Ortaçağ yapılarına ev sahipliği yapıyor Norwich. Norwich Katedrali’nin tarihi 1096’ya kadar uzanıyor. Colegate ve Elm Tepesi sokaklarında asırlardır ayakta olan evlerin hepsini fotoğraflamak isteyeceksiniz. Ülkedeki en eski pub’lar da Norwich’de, Adam ve Eve’e mutlaka uğrayın.

#3 Aarhus, Danimarka

Fotoğraf: Olya Nosenko

Danimarka’nın ikinci büyük kenti Aarhus, uzunca bir süre başkent Kopenhag’ın gölgesinde kaldı. Oysa güzel sahilleri, ARoS Aarhus Sanat Müzesi ve uygun fiyata Nordik mutfağının muazzam lezzetlerini tadabileceğiniz restoranları ile Aarhus, uzun bir hafta sonu keyfi için birebir.

#4 Anvers, Belçika

UNESCO tarafından da korunan Meryem Ana Katedrali, kentin en öne çıkan yapısı olsa da Anvers sadece bundan ibaret değil. 15. yüzyıldan beri şehrin ticaret merkezi olan Square Mile ve 19 ile 20. yüzyıllarda Amerika’ya irtica edenlerin hareket noktası olan tarihi limandaki Red Star Müzesi de ziyareti hak ediyor.

#5 Lahey, Hollanda

Fotoğraf: Jorde Angelovic

Red Light District’i kapatma planları yapan Amsterdam yönetimi, aynı zamanda turistlere yönelik bir dizi sıkı kural getirmeye hazırlanıyor. Hal böyleyken, Amsterdam’dan çok daha az turist çeken Lahey iyi bir alternatif olarak öne çıkıyor. Kanal ağları, Mauritshuis Müzesi ve kent merkezinden sadece 15 dakika uzaklıktaki Scheveningen sahili Lahey’de mutlaka görmeniz gereken yerler arasında. Ayrıca kent, ülkenin en güzel mimari örneklerine de ev sahipliği yapıyor.

#6 Saraybosna, Bosna Hersek

Her ne kadar genelde Hırvatistan’daki daha popüler destinasyonlara tercih edildiği için biraz gölgede kalsa da, Saraybosna küllerinden dirilen tarih ve kültür kokan bir şehir. Tarihi Başçarşı’daki kafeler, restoranlar ve Gazi Hüsrev Bey Camii mutlaka görmeye değer. Umut Tüneli ve Savaşta Çocukluk Müzesi’nde, 1990’daki iç savaş sırasında yaşanan dört yıllık kuşatma hakkında bilgi alabilirsiniz. 

#7 Priştine, Kosova

Kosova’nın başkentinin birçok turistin listesinde yukarılarda yer bulamaması bu şahane kenti ziyaret etmemeniz iç bir neden değil. Her ne kadar 20 yıl önceye kadar ismi hep savaşla birlikte anılsa da aradan geçen süre içinde Priştine, büyük bir dönüşümden geçti. Emin Gjiku Etnografya Müzesi, Kosova Ulusal Müzesi ve Priştine Üniversitesi’nin eşsiz kütüphanesi görmeye kesinlikle değer. 

#8 Malmö, İsveç

Fotoğraf: lonelyplanet.com

Malmö, Kopenhag üzerinden Oresund Köprüsü’nü geçerken günübirlik uğramalık bir yerden çok daha fazlası. Moderna Museet Malmo, Avrupa’nın en iyi modern sanat galerilerinden biri sayılabilir. Malmöhus Kalesi de yerel bölgeye odaklanan birçok müzeye ev sahipliği yapıyor. 

#9 Aberdeen, İskoçya

Fotoğraf: lovefromscotland.co.uk

İskoçya’nın başkenti Edinburgh’a ziyaretler özellikle geleneksel festival zamanlarında çileye dönüşebilir. Kalabalıklardan kaçınmayı isteyenler başkent yerine kuzeye doğru devam ederek Aberdeen’e ulaşabilir. Şehrin inanılmaz bir mimarisi var, her köşe başında ayrı güzel bir yapı ile karşılaşıyorsunuz. Buradan Aberdeen’in ana sanat galerisinin de Kasım 2019’da yeniden ziyaretçilere kapılarını açacağını da duyurmuş olalım. 

#10 Bern, İsviçre

Fotoğraf: telegraph.co.uk

Genelde tatilciler, yaz tatili ya da kayak için Zürih ya da Cenevre’ye giderken başkent Bern’e de şöyle bir uğrar. Oysa Aare Nehri’nde serinlemek ya da kayak turu yapmak için bile Bern, birkaç ekstra günü hak ediyor. Kentin tarihi bölümüne tepeden bakmak için sizi Gurten Dağı’na, Picasso ve Klee’nin eserlerini görmek için ise Güzel Sanatlar Müzesi’ne alalım.

#11 Wroclaw, Polanya

Fotoğraf: birgezginadam.com

Wroclaw’da hissedeceğiniz yoğun kültürü başka çok az Avrupa kentinde bulabilirsiniz. Polonya’nın batısındaki Oder nehri etrafına kurulan bu kent, 2016’da Avrupa Kültür Başkenti ünvanını taşıdı. Sanat, mimari ve tarih meraklılarının mutlaka görmesi gereken Wroclaw’da görmeniz gereken yerler arasında 1794’te Polonyalıların Rusları bozguna uğrattığı savaşı resmeden 114 metre uzunluğundaki panorama, Mary Magdalene Kilisesi ve Penitent Köprüsü geliyor. 

#12 Tiflis, Gürcistan

Fotoğraf: seyirtravel.com.tr

Asya ve Avrupa arasında konumlanan Gürcistan’ın başkenti, ismini doğal kaynak sularından alıyor. Sülfür banyoları ve kaplıcılarıyla meşhur Tiflis. Kent çok etnikli yapısını da gururla taşıyor. Meşhur tarihi 13. yüzyıla uzanan Metekhi Kilisesi, işgalci Persler tarafından 4. yüzyılda inşa edilen Narikala Kalesi ile yan yana duruyor. Ayrıca kentin eski tarihi merkezindeki şirin ara sokaklarda saatlerce dolaşabilirsiniz. 

#13 Minsk, Belarus

Fotoğraf: reddit.com

Dünya Savaşı sırasında neredeyse tamamen yıkılan Belarus’un başkenti, Sovyetlerin yeniden kalkınmasının sembol şehirlerinden. Kentin yapıları, artık geçmişte kalmış bir döneme yolculuk etmeniz için birer kapı işlevi görüyor. Devasa büyüklükteki Bağımsızlık Meydanı ve Belarus’un Nazi işgalini nasıl kırdığına tanıklık edeceğiniz Büyük Vatanseverlik Savaşı Müzesi burada mutlaka uğramanız gereken yerlerin başında geliyor. Minsk’in barları da efsanedir. Balsam ve Gambrinus’a uğrayın derim.

#14 Erivan, Ermenistan

Fotoğraf: manifold.press

Ermenistan’ın başkenti Avrupa’nın en doğusundaki konumu nedeniyle genelde turistlerin uğrak noktası değil. Bu iyi haber, çünkü Erivan’da turistlerin arasında kaybolmaktan korkmanıza gerek yok. Tarihi 2800 yıl geriye giden kentin her noktasında tarihin izlerini sürebilirsiniz. Ülkenin tarihi ile ilgiliyseniz Erebuni Tarih ve Arkeoloji Müzesi’ne uğrayın. 

#15 Kaloşvar, Romanya

Fotoğraf: picdeer.com

Kaloşvar, Romanya’nın ikinci büyük kenti. St. Michael Kilisesi ve galeri ile sanat işlerine ev sahipliği yapan Fabrica de Pensule şehirdeki en önemli cazibe merkezleri arasında. Kaloşvar’ın kafeleri ve barları da oldukça şirin.

#16 Debrecen, Macaristan

Fotoğraf: orangesmile.com

Her ne kadar Budapeşte, Avrupa’nın en ilgi çekici kentleri arasında adından bahsettirmeyi sonuna kadar hak etse de daha az kalabalık alternatifler arayanlar için Debrecen muhteşem bir seçenek. Kentin ana meydanı Debrecen Kilisesi ve Büyük Aranybika Oteli’ne ev sahipliği yapıyor. Fakat asıl olay burada dönmüyor. Şehrin tarihi bölgelerinde bir kafeye oturup kahvenizin tadını çıkarırken bir yandan da insanları izlemek baya keyifli. Küçük kaplıca otellerine de bir göz atın derim.

#17 Ankara, Türkiye

Türkiye denince bütün gözler İstanbul’a dönüyor. Fakat başkent Ankara da Kapadokya ya da Anadolu’nun diğer güzelliklerini ziyaret etmek için çıkılan yolda soluklanılabilecek bir durak olmaktan çok daha fazlası. Modern Türkiye’nin kurucusu Atatürk’ün kabri Anıtkabir, doğal olarak başlangıç noktanız olmalı. Anıtkabir’de Kurtuluş Savaşı Müzesi’ni de gezme şansı bulacaksınız. Kocatepe ve Hacı Bayram camileri de kentin önemli noktalarından. Kızılay’daki restoranlardan birine oturup kebabınızı yerken dünyanın yanı başınızdan akıp gitmesini izlemek oldukça keyifli.

#18 Plovdiv, Bulgaristan

Bu yıl Avrupa’nın Kültür Başkenti ünvanını taşıyan Plovdiv, Avrupa’nın en eski şehirlerinden. Şehrin renkli tarihi kısmında bu havayı hemen alıyorsunuz zaten. 1970’lere doğru keşfedilen ikinci yüzyıldan kalma Roma amfitiyatrosu, kentin öne çıkan cazibe noktası.

#19 Trondheim, Norveç

Fotoğraf: visitnorway.com

Kendisiyle aynı adı taşıyan fiyortun üzerine kurulu Trondheim, Norveç’in üçüncü büyük kenti. Hemen gözünüz korkmasın, 200 binden az nüfusu ile bu şehirde kalabalıkların arasında kaybolmayacaksınız. Nidaros Katedrali’nin kentin en bilinen yeri olduğunu söylemek yanlış olmaz. Trondheim ayrıca küçük bira fabrikalarıyla meşhru. Den Goda Nabo’ya uğrayın derim.

#20 Turin, İtalya

Fotoğraf: thetravelmagazine.net

Venedik’in turist patlaması ile başa çıkmak için verdiği uğraş malumunuz. Turin’in ise böyle bir derdi yok, orada Venedik’teki gibi sıkışmış hissetmeyeceksiniz. Piedmont bölgesinin başkentinde hak ettiği değeri görmeyen, eşsiz Castello di Rivoli Modern Sanat Müzesi ile Antik Mısır el yapımı eşyaları koleksiyonuna sahip Egizio Müzesini ziyaret edebilirsiniz. Turin’de kaldırımda kahvenizin tadını çıkarır, ülke mutfağının en güzel yemeklerini tadar ve İtalya’nın sıcak noktalarından uzakta olmanın keyfini çıkarırsınız. 

Kaynak: CNN Travel

Kimler Neler Demiş?

avatar
  Subscribe  
Bildir